Öz ve Olgu Nedir? Öz ve Olgu Hakkında Bilgiler.

Öz ve Olgu Nesnel Gerçekliğin Bağımlı İki Yanı.

Nesnel gerçekliğin gereği gibi tanınıp bilinebilmesi için eytişimsel ve tarihsel özdekçi felsefenin açıkladığı bu çok önemli iki yan, çeşitli çevirilerde görünüş ve gerçek, öz ve görünüş, öz ve fenomen vb. gibi çeşitli devimlerle dilegetirilmiştir.

 

 

Felsefe dilinde farklı anlamlar taşımakla beraber, çeviricilerin kullandıkları bütün bu devimlerin amacı, varlık’ın kendisiyle görünüş‘ü arasındaki eytişimsel sıkı bağımlılığı belirtmektir.

 

İdealizm ve metafizik bu bağımlılığı görememiş ya da yadsımış, birçok kavramları karşıtlaştırdığı gibi nesnel gerçekliğin bu bağımlı iki yanını dilegetiren kavramları da birbirleriyle karşıtlaştırmıştır. Oysa bağımlı kavramlar, ancak karşılıklı ilişkileri içinde bir anlam taşırlar, bu ilişkilerinden koparımakla tüm anlamlarını yitirirler.

 

 

Nesnel gerçekliğin göreli olarak sürekli, temel ve iç görünümü öz kavramıyla; göreli olarak değişebilen, ilineksel ve dış görünümü olgu kavramıyla dilegetirilir.

Öz olguda görünürlük kazanır, olguysa özün ayrılmaz belirtisidir. Bir usta, özün olguda ve olgunun da özde olduğunu söyler, özü bir ırmağın derin sularına ve olguyu ırmağın yüzeyindeki köpüklü dalgalara benzetir. Gördüğümüz köpüklü dalgalar olgusu, dipteki derin akıntılar özünün görünümüdür. Bilimsel bilgide olgular çözümlenerek özün bilgisi edinilir. Bundan ötürüdür ki özle olgunun sıkı bağımlılığıı bilmek, bilgi sürecinde çok önemlidir

 

“nesnelerin özleriyle görünümleri araçsız olarak çakışsalardı bilimler gereksiz olurdu”.

Bilim, yüzeyde görünmeyen özün, görünümü aracılığıyla çözümlenmesinden ibarettir. Bilim, güneşin dünya çevresinde dönüşünü gözlemlemekle yetinseydi, dünyanın güneşin çevresinde döndüğğü gerçeği hiç bir zaman bilinemez ve bu bilginin sayılamayacak kadar çok yararlı sonuçları gerçekleştirilemezdi. Gerçek bilgi, özün bilgisidir.

Ne var ki özün bilgisine, daima görünüm bilgisinden varılır. Örneğin canlı örgenliğin özü metabolizma (çevresiyle özdek alışverişi, canlıyı cansızdan ayırdeden tek nitelik de budur)’dır. Ama bu öz, milyarlarca bitki ve hayvan türünden olgulaşır. Birbirlerinden görünümleriyle farklı bulunan bu milyarlarca türün calı’lıkta birleştiğini her birinin ayrı ayrı görünümlerinden özlerine inmekle anlamış bulunuyoruz. Bir kaplanla bir çınar ağacının ve bir insanın aynı özden olduğunu anlamak, ancak özün bilgisine varmakla mümkün olmuştur.

 

 

Nesnel gerçekliğin (nesnelerin, dizgelerin, süreçlerin) bilgisinden hemen saptayıverdiğimiz, bizden gizlenmiş olan iç yan‘la algılarımıza açık olan dış yan, özle olgu kavramlarının dilegetirdiği özelliklere yakın olmakla beraber onlardan bir hayli farklı bulunan iki özellik daha gösterirler: İçerik ve biçim‘le özel ve genel. Bunlardan içerik ve biçim deyimini, öz ve olgu deyimiyle karıştırmamak gerekir.

 

Ne var ki içerik ve biçim deyimi, kimi çeviricilerimizce biçim ve öz deyimiyle dilegetirilmiş, bu yüzden de öz ve olgu deyimiyle karıştırılmıştır. Oysa nesnel gerçekliğin tam bir bilgisini elde edebilmek için öz ve olgu’yla birlikte içerik ve biçim’le özel ve genel’ini bağımlı bilgilerini de edinmek gerekir.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Öğretmenim. Boş zamanlarımda öğretmen arkadaşlarla bilgi paylaşımı yapmak için bu sitede yazıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bu yazıya yorum yazın.

    Unutmayın, düşünceleriniz başkalarına yararlı olabilir.