A Harfi ile Başlayan Eş Anlamlı Kelimelerin Listesi

A Harfi ile Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler

ab   : Eş Anlamı:   su

aba   : Eş Anlamı:   üstlük

abaküs   : Eş Anlamı:   çörkü, sayı boncuğu

abanmak   : Eş Anlamı:   yüklenmek, çullanmak, yaslanmak

abartı   : Eş Anlamı:   mübalağa

abartılı   : Eş Anlamı:   mübalağalı

abartmak   : Eş Anlamı:   mübalağa etmek, şişirmek, büyütmek

abdesthane   : Eş Anlamı:   ayakyolu, tuvalet

abdomen   : Eş Anlamı:   karın

abdüktör   : Eş Anlamı:   uzaklaştırıcı

abece   : Eş Anlamı:   alfabe

abecesel   : Eş Anlamı:   alfabetik

aberasyon   : Eş Anlamı:   sapınç

abes   : Eş Anlamı:   gereksiz, saçma, boş

 

abıhayat   : Eş Anlamı:   bengi su

abide   : Eş Anlamı:   anıt

abidevi   : Eş Anlamı:   anıtsal

abluka   : Eş Anlamı:   kuşatma

abone   : Eş Anlamı:   sürdürümcü

abonman   : Eş Anlamı:   sürdürüm

absorbe   : Eş Anlamı:   soğurmak, emmek

abdstraksiyon   : Eş Anlamı:   soyutlama

abstre   : Eş Anlamı:   soyut

absürd   : Eş Anlamı:   saçma, anlamsız

abuk sabuk   : Eş Anlamı:  boş, anlamsız, saçma sapan

abus   : Eş Anlamı:   somurtkan, çatık

acaba   : Eş Anlamı:   acep

acar   : Eş Anlamı:   cesur, becerikli

acayip   : Eş Anlamı:  garip, tansı

 

acele   : Eş Anlamı:   çabuk, ivedi, ivedilikle

aceleci   : Eş Anlamı:   ivecan

acemce   : Eş Anlamı:  farsça

acemi   : Eş Anlamı:   toy

acemilik   : Eş Anlamı:   toyluk

acente   : Eş Anlamı:   işletme

acep    : Eş Anlamı:   acaba

acı   : Eş Anlamı:    üzüntü, ıstırap, keder

acıklı    : Eş Anlamı:   üzücü, dokunaklı, hazin, trajik, dramatik

acıma   : Eş Anlamı:   merhamet

acımasız    : Eş Anlamı:  gaddar

acımaz   : Eş Anlamı: zalim

acil   : Eş Anlamı:   süratli, ivedili

acilen   : Eş Anlamı:   ivedilikle

aciz    : Eş Anlamı:   güçsüz, düşkün, yetersiz

acun    : Eş Anlamı:   dünya, alem, kainat, evren

 

acuze    : Eş Anlamı:   kocakarı

aç    : Eş Anlamı:   yoksul, parasız, haris, fakir

 gözlü   : Eş Anlamı:   tamahkar, doymaz, haris

 gözlülük    : Eş Anlamı:    tamah

açı    : Eş Anlamı:   yön, görüş

açıcı    : Eş Anlamı:   ferahlatıcı, güzelleştirici

açık   : Eş Anlamı:   aleni

açık artırma    : Eş Anlamı:   müzayede

açıkça    : Eş Anlamı:   net, alenen, aşikare, düpedüz

açıkgöz    : Eş Anlamı:   kurnaz

açıklama    : Eş Anlamı:   izah

açıklık    : Eş Anlamı:   aydınlık, çıplaklık, genişlik, en, mesafe, sarahat, vuzuh, uzaklık

açıktan   : Eş Anlamı:   bedava, karşılıksız

açılış    : Eş Anlamı:   küşat

açılma    : Eş Anlamı:   ferahlamak, bollaşmak, delinmek, yırtılmak, anlamak

açıölçer    : Eş Anlamı:   iletki, gönyemetre

açlık    : Eş Anlamı:   kıtlık, yoksulluk

ad   : Eş Anlamı:   isim

adabımuaşeret    : Eş Anlamı:   görgü kuralları

 

adak    : Eş Anlamı:    nezir

adale   : Eş Anlamı: kas

adalet   : Eş Anlamı:  hak, tüze

adaletli   : Eş Anlamı:   adil

adam   : Eş Anlamı:   insan, erkek, mert

adamak   : Eş Anlamı:   niyet etmek

adamakıllı   : Eş Anlamı:   iyice, güzelce, enikonu, gayet, kıyasıya

adamcıl   : Eş Anlamı:   sokulgan, evcil, ehli

adamsendeci    : Eş Anlamı:   ilgisiz

adamsız   : Eş Anlamı:   yalnız

adap   : Eş Anlamı:  edep, görgü, yordam

adaptasyon   : Eş Anlamı:   uyarlama, uyma

adapte    : Eş Anlamı:    uyarlama

adaptör    : Eş Anlamı:   uyarlaç

adavet   : Eş Anlamı:   düşmanlık

aday   : Eş Anlamı:   nazmet

adçekme   : Eş Anlamı:   kura

 

addetmek   : Eş Anlamı:   saymak

adem   : Eş Anlamı:   yokluk, ölüm

âdem    : Eş Anlamı:   adam, insan

ademoğlu   : Eş Anlamı:   kişioğlu

âdemoğlu   : Eş Anlamı:   insanoğlu, kişioğlu

aden   : Eş Anlamı:   cennet

adet   : Eş Anlamı: s  ayı

âdet    : Eş Anlamı:   gelenek, görenek

adeta   : Eş Anlamı:   bayağı, basbayağı, nerdeyse

adıl   : Eş Anlamı:  zamir

adına   : Eş Anlamı:   hesabına, namına

adi    : Eş Anlamı:   bayağı, niteliksiz, aşağılık, sıradan

adil   : Eş Anlamı:   adaletli, eşitlikçi, insaflı, haktanır

adilâne     : Eş Anlamı:   adaletçe, hakça, insaflıca

adli   : Eş Anlamı:   tüzel, yargısal

adliye    : Eş Anlamı:   yargılık

adres    : Eş Anlamı:   bulanak

 

adsorpsiyon    : Eş Anlamı:    yüze soğurma

af    : Eş Anlamı:   bağışlama

afaki    : Eş Anlamı:   nesnel, gelişigüzel, objektif

afallamak    : Eş Anlamı:   şaşırmak

aferin   : Eş Anlamı:   bravo

aferist   : Eş Anlamı:   çıkarcı

aferizm   : Eş Anlamı:  çıkarcılık

afet    : Eş Anlamı:  yıkım, bela, kırım

affetmek    : Eş Anlamı:  bağışlamak

afif    : Eş Anlamı:  iffetli, temiz, afiyet, esenlik, sağlık

afili   : Eş Anlamı:   gösterişli

 

afiş   : Eş Anlamı:  ası, duyuruluk

afişe   : Eş Anlamı:   bildiri

afiyet    : Eş Anlamı:   esenlik

aforoz   : Eş Anlamı:   dışlama

afsun   : Eş Anlamı:   büyü

afsuncu   : Eş Anlamı:  büyücü

agnostik   : Eş Anlamı:   bilinemezci

agora   : Eş Anlamı:   alan

agrasif   : Eş Anlamı:  hırçın

agu   : Eş Anlamı:  zahir

aguş  : Eş Anlamı:  kucak

   : Eş Anlamı:   file

ağababa   : Eş Anlamı:   dede

ağarmak   : Eş Anlamı:   beyazlamak, aydınlanmak

ağartmak   : Eş Anlamı:   beyazlatmak

ağı   : Eş Anlamı:   zehir

ağır   : Eş Anlamı:   kiloca fazla, değerli, güç, yüklü, yavaş

ağırbaşlı   : Eş Anlamı:  ciddi

 

ağırbaşlılık   : Eş Anlamı:   sakinlik, dinginlik, ciddilik, temkin, vakur

ağırkanlı   : Eş Anlamı:   üşengen, ağırlama, ikram

ağırlaşmak   : Eş Anlamı:   fenalaşmak, kötüleşmek, bozulmak

ağıt  : Eş Anlamı:  mersiye,  sagu

ağızsız   : Eş Anlamı:  sessiz, yumuşak huylu

ağrı   : Eş Anlamı:  ıstırap, acı

ağyar   : Eş Anlamı:  yabancılar

ahali   : Eş Anlamı:  topluluk

ahbap   : Eş Anlamı:   dost, arkadaş, tanıdık

ahenk  : Eş Anlamı:  uyum, ezgi

ahenkli  : Eş Anlamı:  uyumlu

ahenksiz  : Eş Anlamı:   uyumsuz

aheste   : Eş Anlamı:   yavaş, ağır

ahit   : Eş Anlamı:   ant, antlaşma, yemin

ahitname   : Eş Anlamı:  antlaşma

ahize   : Eş Anlamı:   alıcı, kulaklık

ahkam   : Eş Anlamı:   yargı(lar)

ahlâk   : Eş Anlamı:   huy, terbiye, töre

 

ahlâksız   : Eş Anlamı:   sefil, iffetsiz, namussuz

ahlat   : Eş Anlamı:   suyuklar

ahmak   : Eş Anlamı:   budala, aptal, bön

ahmakça   : Eş Anlamı:   bönce

ahmaklık   : Eş Anlamı:  bönlük

aht   : Eş Anlamı:  ant

ahu   : Eş Anlamı:  ceylan, maral,  burçin

ahval   : Eş Anlamı:  durum(lar), hâl(ler)

aidat   : Eş Anlamı:   ödenti

aidatı   : Eş Anlamı:   hile

aidiyet   : Eş Anlamı:  ilgi, ilişkinlik

aile   : Eş Anlamı: bark

ait   : Eş Anlamı:   ilişkin

 

aitlik    : Eş Anlamı:  ilişkinlik

ajan   : Eş Anlamı:  casus, çaşıt

ajanda   : Eş Anlamı:   günce

ak    : Eş Anlamı:   beyaz

aka    : Eş Anlamı:   büyük

akabinde    : Eş Anlamı:   ardından, arkasından

akar   : Eş Anlamı:   akıcı, akışkan, sıvı

akdem   : Eş Anlamı:   önce

akıbet    : Eş Anlamı:   son

akıcı   : Eş Anlamı:  alışkan, sıvı, akar

akıl   : Eş Anlamı:   us, bellek

akılane   : Eş Anlamı:  akıllıca

akılcı   : Eş Anlamı:  usçu

akılcılık   : Eş Anlamı:   usçuluk

akıllı   : Eş Anlamı:   uslu

akılsız    : Eş Anlamı:   düşüncesiz

akım    : Eş Anlamı:   cereyan, akıntı, hareket

akıntı   : Eş Anlamı:  akım, cereyan, akma, akış, eğiklik

akide   : Eş Anlamı:  inanç

 

akis   : Eş Anlamı:  yankı, yansıma, tepke

akit   : Eş Anlamı:  mukavele, sözleşme, kontrat

aklen   : Eş Anlamı:   akılca

aklıselim   : Eş Anlamı:  sağduyu

akli   : Eş Anlamı:   ussal

akraba   : Eş Anlamı:  hısım

akrabalık   : Eş Anlamı:   hısımlık

akran   : Eş Anlamı:  yaşıt

akredite  : Eş Anlamı:  yetkilendirilmiş, yekili

akrostiş   : Eş Anlamı:  adlık

aks   : Eş Anlamı:  dingil

aksam   : Eş Anlamı:   bölümler

aksan   : Eş Anlamı:   söyleyiş

aksi   : Eş Anlamı:   ters

aksilik    : Eş Anlamı:   terslik

aksine    : Eş Anlamı:   tersine

aksiseda    : Eş Anlamı:   yankı

aksiyon    : Eş Anlamı:   etki, etkilenme, eylem

akşam    : Eş Anlamı:   gece

akşamcı    : Eş Anlamı:   sarhoş

aktarmak    : Eş Anlamı:  devretmek

 

aktif    : Eş Anlamı:  etkin

aktifleşmek    : Eş Anlamı:   etkinleşmek

aktifleştirici   : Eş Anlamı:   etkinleştirici

aktifleştirmek   : Eş Anlamı:   etkinleştirmek

aktiflik   : Eş Anlamı:   etkinlik

aktivist   : Eş Anlamı:   etkinci, eylemci

aktivite   : Eş Anlamı:  etkinlik

aktüalite   : Eş Anlamı:   güncellik

aktüel   : Eş Anlamı:   güncel

akustik   : Eş Anlamı:   yankıbilim, yankılanış

akut   : Eş Anlamı:   ileri

akü(mülatör)    : Eş Anlamı:   akımtoplar

akvam    : Eş Anlamı:   uluslar

al    : Eş Anlamı:   kırmızı

ala   : Eş Anlamı:   alaca, karışık renkli

âlâ   : Eş Anlamı:   iyi, fevkalade

alabildiğine   : Eş Anlamı:   azami

 

alaca    : Eş Anlamı:   ala

alâimisema    : Eş Anlamı:   gökkuşağı

alâka    : Eş Anlamı:   ilgi

alâkadar    : Eş Anlamı:   ilgili

alâkalı    : Eş Anlamı:   ilgili

alâkasız    : Eş Anlamı:   ilgisiz

alâmet    : Eş Anlamı:   belirti, iz, işaret

alan   : Eş Anlamı:   meydan

alarım   : Eş Anlamı:  uyarı

alayiş   : Eş Anlamı:   gösteriş,  övünme

alaz   : Eş Anlamı:   alev

alçalmak    : Eş Anlamı:   soysuzlaşmak

aldanmak    : Eş Anlamı:   kandırılmak, avutulmak,  dolandırmak

aldırışsız   : Eş Anlamı:   kayıtsız, aldırmaz, lakayt

aldırmaz    : Eş Anlamı:   lakayt, kayıtsız

aldırmazlık   : Eş Anlamı:   kayıtsızlık, tasasızlık

alelacele   : Eş Anlamı:   çarçabuk, ivedilikle

 

alelâde   : Eş Anlamı:   olağan, sıradan, bayağı

âlem    : Eş Anlamı:   dünya, cihan, evren, eğlence

alenen   : Eş Anlamı:   açıkça, açıktan

aleni    : Eş Anlamı:   açık

aleniyet   : Eş Anlamı:   açıklık

alet    : Eş Anlamı:   araç

alev   : Eş Anlamı:   alaz

aleyh   : Eş Anlamı:   karşı, karşıt

aleyhtar   : Eş Anlamı:   karşıt

alfabe    : Eş Anlamı:   abece, imcelik

alfabetik   : Eş Anlamı:   abecesel, dizinsel

algı    : Eş Anlamı:   idrak

alıcı   : Eş Anlamı:   müşteri

alık    : Eş Anlamı:   şaşkın, düşüncesiz

alımlı   : Eş Anlamı:   çekici, güzel, cazibeli

alın yazısı    : Eş Anlamı:   talih, mukadderat

alıngan    : Eş Anlamı:   duygulu

alınmak   : Eş Anlamı:   incinmek, gücenmek

alışmak   : Eş Anlamı:   ısınmak, intibak

ali   : Eş Anlamı:  yüce

alicenab   : Eş Anlamı:   yüce gönüllü

alicenaplık   : Eş Anlamı:   cömertlik, şereflilik

âlim   : Eş Anlamı:   bilgin, bilge

alkışçı   : Eş Anlamı:   şakşakçı

alkolik   : Eş Anlamı:  sarhoş

Allah   : Eş Anlamı:  Tanrı

almanak   : Eş Anlamı:  yıllık

alp   : Eş Anlamı:   yiğit, er, kahraman

alternatif   : Eş Anlamı:   seçenek, şık

altıntop   : Eş Anlamı:  greyfut

altıpatlar   : Eş Anlamı:  toplu tabanca

altüst   : Eş Anlamı:  karmakarışık

ama    : Eş Anlamı:   fakat, lakin

âmâ   : Eş Anlamı:  kör

amaç   : Eş Anlamı:  erek

amade   : Eş Anlamı:  hazır

 

 

amale   : Eş Anlamı:  işçi

amansız   : Eş Anlamı:  insafsız, acımasız

ambalaj   : Eş Anlamı:  sarta

amblem   : Eş Anlamı:   belirtke, logo

amca   : Eş Anlamı:   emmi

amel   : Eş Anlamı:  iş, edim

amele   : Eş Anlamı:  işçi, edimen

ameli   : Eş Anlamı:  edimsel

ameliyat   : Eş Anlamı:   uygulama, operasyon

amil   : Eş Anlamı:  etken

amir   : Eş Anlamı:   buyuran, buyurucu, üst

amiyane   : Eş Anlamı:   basit, değersiz

amme   : Eş Anlamı:   topluluk, kamu

ampirik   : Eş Anlamı:  deneysel

amplifikatör   : Eş Anlamı:  yükselteç

 

 

amut   : Eş Anlamı:   dikme

an   : Eş Anlamı:   lahza, kıpı

ana   : Eş Anlamı:   anne

ana-baba   : Eş Anlamı:   ebeveyn

anafor   : Eş Anlamı:   kazanç, çevrinti

anaforcu   : Eş Anlamı:   bedavacı

anahtar   : Eş Anlamı:   açar

analitik   : Eş Anlamı:   çözümsel

analiz   : Eş Anlamı:  tahlil, çözümleme

anamal   : Eş Anlamı:   sermaye, kapital

anane   : Eş Anlamı:   gelenek

ananevi   : Eş Anlamı:   geleneksel, gelenekli

anarşi   : Eş Anlamı:   kargaşa

anarşist   : Eş Anlamı:   kargaşacı

anarşizm    : Eş Anlamı:   kargaşacılık

anatomi    : Eş Anlamı:   gövdebilim

anavatan   : Eş Anlamı:   anayurt

andavallı   : Eş Anlamı:   budala

andetmek    : Eş Anlamı:   ahdetmek

andıran    : Eş Anlamı:   benzeyen, eş, benzer

andırmak   : Eş Anlamı:   benzemek, çekmek(birine), hatırlatmak

anekdot    : Eş Anlamı:   öykücük

anemi   : Eş Anlamı:  kansızlık

anemometre   : Eş Anlamı:   yelölçer, akışölçer

angaje    : Eş Anlamı:   bağımlı

angajman    : Eş Anlamı:   bağlantı

anı    : Eş Anlamı:   hatıra

anılmak   : Eş Anlamı:   hatırlanmak, yad edilmek

anıt    : Eş Anlamı:   abide

ani   : Eş Anlamı:   birden, kıpıl

aniden   : Eş Anlamı:   birden

ankebut    : Eş Anlamı:   örümcek

anket   : Eş Anlamı:   soruşturma, araştırma

anlam   : Eş Anlamı:   mana

 

 

anlamak    : Eş Anlamı:   akıl etmek, soruşturmak, idrak etmek, sezmek, fark etmek, bilgisi olmak

anlamdaş   : Eş Anlamı:   eş anlamlı

anlamlı    : Eş Anlamı:   manalı, imalı,  manidar,  mantıklı

anlamsız    : Eş Anlamı:   abuk sabuk

anlaşmak    : Eş Anlamı:   uyuşmak, sözleşmek, kavilleşmek, bağdaşmak, kaynaşmak, uzlaşmak, barışmak

anlaşmazlık    : Eş Anlamı:   ihtilaf, aykırılık, geçimsizlik, birleşmezlik

anlatım   : Eş Anlamı:   ifade

anlatmak    : Eş Anlamı:   açıklamak, aydınlatmak, açmak, yorumlamak, açımlamak, tafsil etmek

anlayış   : Eş Anlamı:   düşünce, izan, zihniyet, müsahama

anlayışlı   : Eş Anlamı:  zeki, müdrik, ferasetli

anlayışsız   : Eş Anlamı:   düşüncesiz

anne    : Eş Anlamı:   ana

anonim   : Eş Anlamı:  adsız, ortak

anons   : Eş Anlamı:  duyuru

anormal   : Eş Anlamı:   olağandışı, dengesiz, aykırı

ansızın   : Eş Anlamı:   birden

ant   : Eş Anlamı:  yemin

 

 

antet   : Eş Anlamı:  başlık, simge

antik   : Eş Anlamı:   eskil

antika   : Eş Anlamı:   eski, tuhaf

antikite   : Eş Anlamı:   ilkçağ

antipati   : Eş Anlamı:   sevmezlik, soğuk, itici,

antipatik   : Eş Anlamı:   sevimsiz, soğuk, itici

antitez   : Eş Anlamı:   karşı sav

antoloji   : Eş Anlamı:   seçki

antre   : Eş Anlamı:   giriş

antrenman    : Eş Anlamı:   egzersiz, idman, spor

antrparantez   : Eş Anlamı:   ayraçta

apaçık   : Eş Anlamı:   belli, görünür

apansız   : Eş Anlamı:   aniden, ansızın, birdenbire

aparmak   : Eş Anlamı:   sürüklemek, çekip götürmek

apolet   : Eş Anlamı:   omçak, omuzluk

apostrof   : Eş Anlamı:   kesme imi

 

 

 

apriori   : Eş Anlamı:   önsel

apse   : Eş Anlamı:  iltihap

aptal   : Eş Anlamı:   budala, akılsız

ar    : Eş Anlamı:   utanma

ara   : Eş Anlamı:   fasıla

ara sıra   : Eş Anlamı:   bazen, zaman zaman

araba   : Eş Anlamı:   otomobil

arabozan   : Eş Anlamı:   fitneci, münafık

aracı   : Eş Anlamı:   vasıta, arabulucu, komisyoncu, simsar

araç   : Eş Anlamı:   vasıta

arakçı   : Eş Anlamı:   hırsız

araklamak   : Eş Anlamı:   çalmak

aralıklı   : Eş Anlamı:   seyrek

aramak   : Eş Anlamı:  araştırmak, yoklamak

aranje   : Eş Anlamı:   düzenleme

aranjör   : Eş Anlamı:   düzenlemeci

aranmak   : Eş Anlamı:  araştırılmak, yoklanmak, arzu edilmek, özlenmek

arasız   : Eş Anlamı:   sürekli

araz   : Eş Anlamı:   belirti

arbede  : Eş Anlamı:   patırtı, kavga

ardiye   : Eş Anlamı:  yığımlık

argo   : Eş Anlamı:   yozdil

argüman    : Eş Anlamı:   kanıt

arı    : Eş Anlamı:   duru, temiz

arılık   : Eş Anlamı:   zayıflık, sadelik

arınmak    : Eş Anlamı:   temizlemek

arıza    : Eş Anlamı:   bozukluk

arızalı    : Eş Anlamı:   bozuk, dalgalı, engebeli

arif   : Eş Anlamı:   bilgili, bilge

arife   : Eş Anlamı:   öngün

arimetik   : Eş Anlamı:   sayıbilim

arka    : Eş Anlamı:   geri

 

 

arkadaş   : Eş Anlamı:    dost

arkaik   : Eş Anlamı:   aşnı, eskil

arkalamak   : Eş Anlamı:   korumak

arkeolog   : Eş Anlamı:   kazıbilimci

arkeoloji    : Eş Anlamı:   kazıbilim

arketip   : Eş Anlamı:   ilk örnek

arlanmak   : Eş Anlamı:     utanmak

armağan   : Eş Anlamı:     hediye

armoni   : Eş Anlamı:     uyum

arsız   : Eş Anlamı:      utanmaz, yılışık, yüzsüz

arşiv   : Eş Anlamı:     belgelik

art   : Eş Anlamı:     arka

artakalan   : Eş Anlamı:      artık, fazla, artmış, ziyade

artırım   : Eş Anlamı:     tasarruf, tutum, iktisat

artmak  : Eş Anlamı:     çoğalmak

arz   : Eş Anlamı:     sunmak, yeryüzü

arzıhal   : Eş Anlamı:      dilekçe

arzu   : Eş Anlamı:     istek

arzuhal   : Eş Anlamı:    dilekçe

arzuhalci    : Eş Anlamı:      dilekçeci

asa   : Eş Anlamı:      değnek

asabi   : Eş Anlamı:     sinirli

asabilaşme   : Eş Anlamı:      kızma

asabilik   : Eş Anlamı:     sinirlilik

 

 

asabiye   : Eş Anlamı:     sinir sayrılıkları

asabiyet   : Eş Anlamı:     sinirlilik

asal   : Eş Anlamı:      esas, başlıca

asalet   : Eş Anlamı:     soyluluk

asap   : Eş Anlamı:     sinir(ler)

asayiş   : Eş Anlamı:     güvenlik

asgari   : Eş Anlamı:     en az, azra

asıl   : Eş Anlamı:     gerçek, kök

asır   : Eş Anlamı:     yüzyıl

asırlık   : Eş Anlamı:     yüzyıllık

asi   : Eş Anlamı:     başkaldıran, isyancı

asil   : Eş Anlamı:     soylu

asimilasyon  : Eş Anlamı:     benzeşme, eritme

asistan   : Eş Anlamı:      yardımcı

asker   : Eş Anlamı:     süer

askeriye   : Eş Anlamı:     ordu

asla   : Eş Anlamı:     hiçbir zaman, katiyen

asli   : Eş Anlamı:     baş, temel, esas, ana

 

 

asmak   : Eş Anlamı:     tutturmak, sarkıtmak, sallandırmak, takmak, boş vermek, ertelemek, bırakmak

asri   : Eş Anlamı:     modern

asrilik   : Eş Anlamı:     çağdaşlık, çağcılık

ast   : Eş Anlamı:     alt

astrolog   : Eş Anlamı:     yıldızbilimci

astroloji   : Eş Anlamı:     yıldızbilim

astronomi  : Eş Anlamı:     gökbilim

asude  : Eş Anlamı:     sessiz, rahat

asuman  : Eş Anlamı:     gökyüzü

aş   : Eş Anlamı:     yemek

aşağılık  : Eş Anlamı:     adilik, değersiz

aşama   : Eş Anlamı:     rütbe, derece

âşık   : Eş Anlamı:     vurgun, ozan, sevdalı, meşhur

aşınmak  : Eş Anlamı:     yıpranmak

aşırı   : Eş Anlamı:     taşkın, çok zorlu, fevkalade

aşırmak  : Eş Anlamı:     çalmak

aşikâr   : Eş Anlamı:      apaçık, sarih

aşina   : Eş Anlamı:     dost, bildik, tanıdık

aşinâ  : Eş Anlamı:     tanıdık

aşinalık   : Eş Anlamı:     tanışıklık

aşinâlık   : Eş Anlamı:     tanışıklık

aşiret   : Eş Anlamı:     oymak

aşk   : Eş Anlamı:     sevi

at   : Eş Anlamı:     beygir

ata   : Eş Anlamı:     cet

atak   : Eş Anlamı:      girişken

ataklık  : Eş Anlamı:     cesaret

atama   : Eş Anlamı:     taşıma, nakil

atamak   : Eş Anlamı:     tayin etmek

ateist   : Eş Anlamı:     tanrısız, tanrıtanımaz

 

 

atelye   : Eş Anlamı:     işlik

ateşlemek  : Eş Anlamı:     tutuşturmak, kışkırtmak

ateşlenmek  : Eş Anlamı:     hararetlenmek, ısısı artmak, aşka gelmek

ateşli   : Eş Anlamı:     coşkun, hararetli

atıcı   : Eş Anlamı:     nişancı, yalancı, palavracı

atılgan   : Eş Anlamı:     girişken, korkusuz, cüretkar

atılganlık   : Eş Anlamı:     cesaret

atılım   : Eş Anlamı:     hamle

atımcı  : Eş Anlamı:    hallaç

atışmak   : Eş Anlamı:     kavga

atıştırmak   : Eş Anlamı:     yemek

ati     : Eş Anlamı:     istikbal, gelecek

atik   : Eş Anlamı:     seri

atlatmak   : Eş Anlamı:     kurtulmak

atlet   : Eş Anlamı:     koşucu

atlı   : Eş Anlamı:     süvari

atmak   : Eş Anlamı:     fırlatmak

atmosfer   : Eş Anlamı:     buğuyuvar

atölye   : Eş Anlamı:     işlik

aval aval   : Eş Anlamı:     aptal aptal

avam  : Eş Anlamı:     halk

avanak   : Eş Anlamı:     alık

avangart   : Eş Anlamı:     öncü

avans   : Eş Anlamı:     öndelik

avanta   : Eş Anlamı:     kazanç, beleş, bedava, çıkar

avantür   : Eş Anlamı:     serüven

avare   : Eş Anlamı:     serseri, aylak

averaj   : Eş Anlamı:     ortalama

avlamak   : Eş Anlamı:     yakalamak, tutmak, kandırmak, aldatmak

avlanmak   : Eş Anlamı:     yakalanmak, avcılık etmek

avrat   : Eş Anlamı:     kadın

avunmak   : Eş Anlamı:     oyalanmak, teselli

avutmak   : Eş Anlamı:     yatıştırmak, oyalamak

 

 

ayakkabı   : Eş Anlamı:     kundura

ayaklanma   : Eş Anlamı:     isyan

ayakyolu   : Eş Anlamı:     hela

ayan   : Eş Anlamı:     belli, açık

ayartmak   : Eş Anlamı:     kandırmak,  aldatmak

ayazlamak   : Eş Anlamı:      soğumak, donmak, üşümek

aydın    : Eş Anlamı:     münevver

aydınlatmak   : Eş Anlamı:     ışıtmat, tenvir

aygıt   : Eş Anlamı:     cihaz

ayıbalığı   : Eş Anlamı:     fok balığı

ayıklamak   : Eş Anlamı:     temizlemek

ayıp   : Eş Anlamı:     kusur, eksiklik, leke, damga

ayıplamak   : Eş Anlamı:     kınamak

ayırmak   : Eş Anlamı:     seçmek, tutmak, yeğlemek

aykırı   : Eş Anlamı:     ters, karşıt, münasebetsiz

aylak   : Eş Anlamı:      serseri

aylakçılık    : Eş Anlamı:     avarelik

aymak   : Eş Anlamı:     ayılmak,  uyanmak

aymaz   : Eş Anlamı:      gafil

ayna   : Eş Anlamı:     gözgü

aynı   : Eş Anlamı:     eş, benzer, özdeş

ayniyat   : Eş Anlamı:   nesneler

ayraç   : Eş Anlamı:     parantez

ayrı   : Eş Anlamı:     ırak, yalnız, tek

ayrıcalık   : Eş Anlamı:      imtiyaz

ayrıksız   : Eş Anlamı:     istisnasız

ayrılmak   : Eş Anlamı:     gitmek, uzaklaşmak

ayrım   : Eş Anlamı:     fark

ayrıntı   : Eş Anlamı:     detay

ayrışık   : Eş Anlamı:     aykırı karşın, türlü, çeşitli

aysberg  : Eş Anlamı:     budağı

ayyaş    : Eş Anlamı:     sarhoş, içkici

 

 

az   : Eş Anlamı:     eksik, noksan, biraz, kıt, seyrek

aza   : Eş Anlamı:     üye

azade   : Eş Anlamı:    serbest, özgür

azadelik   : Eş Anlamı:     özgürlük

azadetmek   : Eş Anlamı:      koyuvermek, serbest bırakmak, özgür kılmak

azalık   : Eş Anlamı:     üyelik

azaltmak   : Eş Anlamı:     eksiltmek, çıkarmak, indirmek

azamet   : Eş Anlamı:     ululuk

azami   : Eş Anlamı:     maksimum, en çok

azap   : Eş Anlamı:     sıkıntı, ezinç

azar   : Eş Anlamı:     paylama

azarlamak   : Eş Anlamı:     paylamak, çıkışmak, terslemek

azat   : Eş Anlamı:    hür, serbest

azatlık   : Eş Anlamı:     özgürlük

azıcık   : Eş Anlamı:     biraz

azık   : Eş Anlamı:     nevale, gıda

azılı   : Eş Anlamı:     azgın, yaramaz

azınlık   : Eş Anlamı:     ekalliyet

azil   : Eş Anlamı:     atma, çıkarma, bırakma

azim   : Eş Anlamı:     kararlılık, sebat

aziz   : Eş Anlamı:     ermiş, eren, sevgili

azizlik   : Eş Anlamı:     muziplik, şaka

azletmek   : Eş Anlamı:     çıkarmak, uzaklaştırmak

azman   : Eş Anlamı:     gelişmiş, iri

azmetmek   : Eş Anlamı:     karar vermek

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Öğretmenim. Boş zamanlarımda öğretmen arkadaşlarla bilgi paylaşımı yapmak için bu sitede yazıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bu yazıya yorum yazın.

    Unutmayın, düşünceleriniz başkalarına yararlı olabilir.